Tek amacı x noktasından y noktasına ulaşmak olan bir dünyada yaşamak ! İşte tam orada kapana kısılmış ve ardında çiğnenmiş değerleri bırakmış bir yığın. Ayak izlerini takip ederseniz hedefe varacağınız vaat ediliyor ama oraya ne kadar 'insan' gideceğiniz meçhul.
Sonuç odaklı davranmak bize neler kaybettiriyor ne kadar farkındasın dünya ? Dillere pelesenk olmuş bir laf 'gemisini yürütene kaptan' denmesi. Peki ama nasıl yürüdüğü hiç mi ehemmiyet teşkil etmiyor? Zira bazen 'yürütmemek' yürümekten de kıymetli değil midir ? Ya da mücadele etmek kazanmakta?
Ama öyle olmuyor dedi eski bir dost. Kimse sizin mücadele ettiğiniz fırtınalara aldırış etmez sonunda gemiyi limana yanaştırdınız mı yanaştırmadınız mı ? İşte bütün mesele bu olmamalı. Faydacılık,hazcılık, menfaatçilik temel felsefesi bu olan her birey elbette gözünü kırpmadan atacak en yakınındaki insanı o gemiden sırf limana kavuşabilmek için. Sonunda başarılı olmak kısır bir duygu. Çünkü ne sen yetineceksin ne de diğerleri. Her seferinde biraz daha azalacak o gemideki mürettebat. Ama limanlara hep yanaşacaksın. Çünkü rotaya ulaşmaksa tüm gaye ve de mübahsa ona giden tüm yollar vasıtan bazen bir insan olacak bazen de bir gemi..
Yargılamak kolay anlamak güç iş. Ama bazen davası derya olmuş bir gemi küserse limanlara batırmak isteyecek onu bu namussuz dünya..
Not: limanlara küsmüş bir gemi.
Not: limanlara küsmüş bir gemi.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder